15. ve 16. Yüzyılda Topkapı Sarayı - Mimarî, Tören ve İktidar

15. ve 16. Yüzyılda Topkapı Sarayı - Mimarî, Tören ve İktidar
Ücretsiz Kargo
1000 ₺ Üzeri ücretsiz kargo.
Müşteri Hizmetleri
0 312 384 73 44
Güvenli Alışveriş
Web sitemiz 256 BIT SSL sertifikası ile korunmaktadır.
175,00 ₺
Vergiler Hariç: 175,00 ₺
- Stok Durumu: Stokta var
- Ürün Kodu:: 2349-9789750811555
- YAZAR ADI: 2349-978-975-08-1155-0
Ana binaları 15. yüzyılda Fatih Sultan Mehmed tarafından gerçekleştirilen, gelişkin biçimine ise 16. yüzyılda Kânûnî Sultan Süleyman döneminde ulaşan Topkapı Sarayı, Harvard Üniversitesi, Sanat ve Mimari Tarihi bölümünde İslam Mimarisi Profesörü olan Gülru Necipoğlu tarafından inceleniyor. Yazar, Osmanlı İmparatorluğunun en güçlü olduğu dönemde imparatorluğun gücünü yansıtan Topkapı Sarayı’nın, zengin arşivlerle ve görsellerle süslü ayrıntılı bir incelemesini ve yorumlamasını yapıyor.
| Kitap | |
| Sayfa Sayısı | 400 |
| Kitap Özellikleri | |
| Basım Tarihi | 01.2007 |
| Boyut | 23 x 29 cm |
| Orijinal Adı | Arcitecture,Ceremonial, And Power The Topkapi Palace |
| Tadımlık | <p>Saraydaki her yapının arkeolojik olarak tam bir betimlemesini sağlamaya, ya da sarayın karmaşık kurumsal örgütünün ayrıntılı bir tahlilini yapmaya girişmeden, daha çok mimarî programını 15. ve 16. yüzyıllardaki oluşum döneminin özel tarihî bağlamı içinde yorumlamayı amaçladım. Topkapı Sarayı’nın inşa tarihçesini sistemli olarak izlemek ya da içerdiği hükümdarlık sembolizmini anlamak için daha önce bir girişim olmaması şaşırtıcıdır. Birbirini izleyen hanedanların terkleri ve tahriplerinden geriye kalan sarayların azlığı dolayısıyla, yoğun olarak dinî anıtlarla ilgili incelemelerin hüküm sürdüğü İslâm mimarîsi tarihinde hiç kuşkusuz Topkapı Sarayı çok önemli bir anıttır. Şimdiki çıplak kabuğu özgün biçimini ancak uzaktan hatırlatan sarayın yapısını arkeolojik araştırmaların yardımcı kanıtlarının yokluğunda yeniden canlandırmak için pek çok birincil kaynak ve arşiv belgesi kullandım. Sarayı kendi özgün bağlamı içinde yorumlama çabası gösterdim: bu bağlam yalnızca inşa koşullarını değil, yapılarla kültürel alışkanlıklar, ideolojiler ve toplumsal olarak belirlenmiş algılama biçimleri arasındaki karmaşık etkileşimi de içermektedir.</p> |
| Tekrar Baskı | 3. Baskı / 02.2011 |
